22 Eylül 2009 Salı

“Yoldaş General”

Bir arkadaşım bir gün, "Devletlerin/toplumların iki tane temel sorunu vardır. Birisi din ve diğeri de militarizmdir" dedi.

Evet toplumların gelişimine baktığımızda din hep gelişmelere fren olmaya çalışmıştır. Örneğin, din dünyanın güneş etrafında döndüğünü uzun süre ret etmiştir.

Ya peki militarizm? Tüm savaşların, ölümlerin acıların adı değil midir Militarizm?

Arkadaşım sanki haklı gibi görünüyor değil mi?

Ece Temelkuran'ın da "Bana bak general" yazısında askerlerin darbe yapmasını ve halka zulüm etmesini eleştiriyordu. Ama eleştirisinde "hangi general" kötüdür gibi bir bilgi yoktu. Bu yazıya göre tüm generaller kötü anlamı da çıkıyordu.

Peki gerçekten her tür militarizm kötü müdür?

Ya da gerçekten her tür darbeler kötü müdür?

Örneğin 12 mart ve 12 Eylül darbesi çok kötüdür. Fakat kimin için kötüdür? Türkiye işçi sınıfı için, emekçi halk için, demokrasi için çok kötüdür. Ya peki Tüsiad, Mess, AB-D için de kötü müdür? Ya da o zamanki Tercüman Gazetesi için bu darbeler kötü müdür? Hiç de kötü değildir, alkışlarla karşılamışlardır.

Ya peki, Honduras'ta darbe yapan generaller kimin için kötüdür? Honduras halkı için kötü, ABD ve AB-D işbirlikçileri için iyidir.

Demek ki tüm darbelerin iyi veya kötü olması insanların ve devletlerin bakış açısına, çıkar açısına göre değişmektedir.

Kısaca, Darbelerin iyi veya kötü olması demir parmaklıkların neresinde olduğuna bağlıdır. Eğer parmaklıkların arkasında isen darbe kötüdür, dışında isen darbe belki de iyidir.

Ya peki her tür militarizm kötü müdür?

Militarizm ordu demektir. Ama günümüzde militarizm toplumun militarize edilmesi, askeri koşullara göre yaşamın düzenlenmesi demek anlamına da gelmektedir. Elbette savaş koşulları/ülke savunması dışında sivil halkın militarize edilmesi iyi bir şey değildir.

Bunun dışında her tür ordu ve her tür general kötü müdür?

Bu durum da demir parmaklıkların neresinde olduğunuza bağlıdır.

Örneğin, 1940 yıllarında Alman ordusu ve bir Alman generali bir Yahudi, demokrat, solcu komünist vb. için çok kötüdür. Ya peki, Kızıl Ordu, Kızıl Ordu generali ise onlar için çok iyidir.

Çünkü yoldaş general gelmiş, Auschwitz'te yaşayan Yahudi ve Komünistleri serbest bırakmıştır. Orada yaşayan bir mahkuma, "her tür militarizm kötüdür" derseniz sizin suratınıza aptal aptal bakacağına emenim.

Dünyamızda emperyalizm ve emperyalistlerin orduları olduğu sürece milliyetçilik de, milliyetçilerin, sosyalist ülkelerin de orduları da var olacaktır.

Örneğin, Küba ordusu. Örneğin Venezuela ordusu kötü müdür? "Her tür ordu, her general kötüdür" çerçevesinde kötüdür diyorsanız siz kötü bir emperyalizm yalakasısınız demektir.

Ordusuz bağımsızlık, ordusuz sosyalizm olabilemez.

Aydın Engin o kadar liberalizme, AB-D'ye, AKP'ye hizmet etti ama kimse onun takdir etmedi. Şimdi adı sanı fazla duyulmayan bir internet sitesinde yazılar yazıyor. Bilmeyenler için reklam olmaması için sitenin adını yazmayacağım.

Orada Engin, "Milliyetçilik 17.,18., 19. yüzyıllarda ilerici ve devrimci bir ideolojiydi. Şimdi ise gerici bir ideoloji" türü bir yazı yazmış. Yazının altında da yorum yaz diyor. Ben de yazdım.

"Gazetecilerin bağımsız gazetesi" olduğunu iddia eden site yorumumu yayınlamadı.

O yorumumu da sizlerle paylaşmak istedim.

Sayın Engin;

Haydi sen döndün dönek oldun da, 1980 öncesi ulusal demokratik cepheyi/ milliyetçi demokratik cepheyi savunan TKP gerici miydi?

Ya peki, Lenin, Stalin, Mao, Che, Castro, Chavez, Ming bunlar milliyetçi değil mi?

Her tür general size göre de kötü, ya peki yoldaş general de kötü mü? tüm dünyayı faşizm tehlikesinden kurtaran kızıl ordu da mı kötü? bir Alman askeri için yoldaş general kötüdür ya peki o dönemde bir Yahudi için kötü olan kimdir Alman general mi, yoldaş general mi?

Sayın Engin,

Siz titreyip kendinize yani ABD emperyalizme hizmete döndüğünüzün sanırım ya farkında değilsiniz ya da cemaatin sağlayabileceği olanaklarını düşünüyorsunuz.

Dünyada emperyalizm var olduğu sürece milliyetçilik bitmeyecektir ve ilerici özelliğini sürdürecektir. Zaten milliyetçilik emperyalizme/başka ülkelere karşı sınırı korumak değil midir?

İşte bakınız Chavez'in tüm icraatları milliyetçilik üzerine değil midir? arkasından sosyalizm gelse bile emperyalist ordular var olduğu sürece, milliyetçilik devam edecektir. Ayni SSCB'de olduğu gibi.

Türkiye'de ve tüm ülkelerde milliyetçilik demek o ülkede yaşayan tüm halkların çıkarları savunmak demektir.

Kafatası ölçen ırkçılar bizi ilgilendirmez.

Selamlar…

Hiç yorum yok: